Macaristan
Noemi Laszlo
Macaristan
Noémi LÁSZLÓ, 1973'te Romanya'nın Cluj kentinde doğdu. Şiirlerini ana dili olan Macarca dilinde yazıyor. Cluj Babeș-Bolyai Üniversitesi'nde İngiliz ve Macar Edebiyatı okudu. Budapeşte Eötvös Loránt Üniversitesi'nden Modern İngiliz Edebiyatı alanında doktora derecesine sahiptir. Romence ve İngilizceden Macarcaya şiir ve düz yazı çevirileri yapıyor. 1995'ten beri yetişkinler için yedi ve çocuklar için üç şiir kitabı yayımlandı. Cluj'da yayınlanan Macar çocuk dergileri Napsugár/Sunray ve Szivárvány/Rainbow'un yazı işleri müdürüdür. En son Műrepülés / Aerobatics, 2020, Gutenberg, Miercurea Ciuc eseri yayımlandı. 2010 yılında Macar József Attila Ödülü'nü aldı.

Noémi LÁSZLÓ was born in Cluj, Romania in 1973. She writes poetry in Hungarian, her mother tongue. She studied English and Hungarian Literature at the Cluj Babeș-Bolyai University. She has a PhD in Modern English Literature from Budapest Eötvös Loránt University. She translates poetry and prose from Romanian and English into Hungarian. Since 1995, she published seven books of poems for adults and three books of verses for children. She is editor-in-chief of Napsugár/Sunray and Szivárvány/Rainbow, Hungarian children’s magazines published in Cluj. Her latest volume is Műrepülés/Aerobatics, 2020, Gutenberg, Miercurea Ciuc. She recieved the Hungarian József Attila Prize in 2010.

ESERLERİ

Esés után (2000), Százegy (2004), Papírhajó (2009), Feketeleves (2010), Föld (2013), Műrepülés (2020).

Sessizce

Görünmez olan besler onun saçlarını,

tenini, o bakar dişlerine

ve tırnaklarını cilalar.

Uyuyan bir çocuğun üzerini örter.

Bir soğanı kesip doğrar,

kahveyi karıştırır,

ocağın üzerine eğilir.

Şunu, bunu yapar nefes alamamayla boğuşarak.

Nereye bakarsa zaman ve uzay 

bükülür, birbirine dolaşır,

yığılmış kümeler halinde.

Şakağında bir damar zonklamaya başlar.

Görünmez olan bekler, bocalar ve umut eder,

Soluk soluğa kalmadan tepelerden yukarı koşar.

Yıllar kanatlar üzerinde kare kağıtlar,

vücut sıvılarından ıslanmış.

Yerler kıymık kaplı.

Sadece kırılmış olanlar onları tanır,

ve bir şekilde biz oralardayken fark eder.

Bize uymak için çatladılar, tenimizi beğenebilirler,

Saçlarımızı ya da görünen herhangi bir yerimizi

fark edebilirler.

Makyaj yaparak yardım etmeye çalışırız

ve parıldayarak geceleri

uyumaya hazır gözlerin berrak denizinde

sığ suların derinliklerle buluştuğu yerde.

Hazırlanmış ve tamamlanmamış

uzaylıların bakımı altında, kendisiyse

yabancılaşma peşinde ama cüret edemez.

Sessizce nefes alır görünmez 

olan

Quietly

The invisible one nourishes her hair,

her skin, takes good care of her teeth

and polishes her nails.

Covers a sleeping child.

Cuts up an onion, throws in some spice,

stirs coffee,

bends over the stove.

Does this and that, fighting asphyxiation.

Wherever she glances, time and space

lie bent, entangled,

in towering piles.

A vein starts throbbing in her temple.

The invisible one waits, stumbles and hopes,

runs without gasping up the slopes.

She starts imagining things.

Years are paper squares on wings,

wetted in body fluids.

Splinters cover the ground.

Only the broken ones would spot them,

and somehow notice when we are around.

They’ve cracked to match us, they might like our skin,

our hair or anything a visible one

can possibly perceive.

We try to help by putting makeup on

and glowing in the night,

in the clear sea of eyes ready to sleep,

where shallow waters meet the deep.

Prepared and undone,

aliens in her care, herself

bent on alienation, but she wouldn’t dare.

Quietly breathes the invisible

one