Türkiye
Güven Adıgüzel
Türkiye
Güven Adıgüzel, şair, yazar, senarist. 1983 İzmir doğumlu, Bozcaada’da ikamet ediyor. A.Ü İktisat fakültesi mezunu. 2005-2012 yılları arasında Son İstasyon, ÇETE ve Racon dergilerinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Kapan ve Obruk adlı sinema filmlerinin, Ernesto’nun Cenneti ve Ataların Uykusu adlı belgesel projelerinin senaryolarına yönetmen Seyid Çolak’la birlikte imza attı.

ESERLERİ

Hiç (2007), Kimse Kıpırdamasın (2010), Yoksulluk Şarkıları (2012), Kadraj Hataları (2014), Perilerin Dili (2015), Yaralar Ve Diğer Sebeplerden (2017), Söz Verilmiş Bahçe (2017), Kendi Rüyasında Uyanan Derviş (2017), Hürriyet Mahallesi’nden Fadime’nin Düğünü’ne (2018), Papağanın Vaazı (2019), Kararsızlar Dağıtıldıktan Sonra (2020).

ZEYNEP’TEN SONRA 21. YÜZYIL

Bir ip gerilir, cambaz değildir, adınla bilinir

Uzun bir yorgunluğun tam ortasını işaretler nefesin

Avucumda kanayan nirengi, koynumda bir kâhinin cesedi

Güller açan gül ağacına benzeyen o uykuların mesela

Uzağın içinde başka bir uzak, belki böyle de söylenir.

 

Ben burda kaldım, göğüm bulutlandı, bir sebep ver, ey!

Ayak izinden dünyaya doğru bin asırlık çıkmaz yol

Yası tutulmaz yokuşların, adını adımladıkça derilen rıza

Bir sabahın sırrındayız, yüzüne kondukça Karlofça

Bu soru böylece kalsın; bu güzellik var mı soyunda?

 

Bir mektup değil, gümüş hançerlik, elvan elvan yüzündeki rayiha

Sen uyudukça ben uyanırım, sen uyandıkça belki başka bir uykuya

Ben ne zaman mahcup olsam, bir ayaklanma tutuşur sanki gövdemde

Kırılır iğnesi içimde, katlayıp koyarken gömlek cebime geceyi

Güneşe salıncak gibi serilen yüzümün yanığı ve gelişin mesela

 

Sana hilafsız şiirler getirdim, martikibinyirmi, sürgüsü yarım bir kapının önü

Kalbim üzgün bir dağın doruğundan düşerken aklıma seslenen o ırmak

Bir boşluktan doğan başka bir boşluk, trapezde unutulmuş bir akrobatın eli

Göğsümden kahır gibi doğuyor, başka günler, diğer başka günlerin içinde

Kendimle karşılaşmalar; tam saha Arjantin, bir başka kendimin uğruna rehin

 

Dünyanın son halinde menekşeler ve Steve McCurry çölde bir resim

Hıncında boğulduğum hayatın ortasıdır, bütün dalgınlıklarına kefilim

Kalbinde güneş doğana kadar yaşamaya atanan bilirkişiler şimdilik

Şimdilik kuyular ararken yerde, bir gökyüzü uzar içime ölümden habersiz

İlk günden beri acemi, sana bakan gözlerimden dünyaya taşan zan

 

O halde bizi bekleyen barbarlara karşı elimden, tut ve bağışla beni

Omuzlarımdan ipler sarkıt, merhemler toprağa karışsın, baldıranlar dinsin

Hayır, masallar değil geride kalanlar, bir meyyiti alkışlarken gassal!

Gözlerin ikimizi temize çıkaracak, mahmuzlanmış bir gam ve şüpheli ıslıklar

Kin kafesindeki kanatlar sonsuz maviliği, iyi bakarsan sana dünyayı anlatacak

O zaman cepheye geri dönelim.

 

-Bir ip gerilir, cambaz değildir, adınla bilinir-