Türkiye
Ali Sali
Türkiye
1960 yılında Balıkesir – Dursunbey’in Karyağmaz Köyü’nde dünyaya geldi. ODTÜ’de Sosyoloji okumak için geldiği 1 Kasım 1982 tarihinden bu yana Ankara’da yaşıyor. 1978 yılında Yeni Devir gazetesinde musahhih olarak başladığı gazeteciliği 2011 yılına kadar sürdürdü. 1978 yılından beri şiir ve edebiyatla ilgili çalışmalarını, Bursa’da Sanat Edebiyat, Aylık Dergi, Yönelişler, Mavera, Dergâh, Edebiyat Ortamı, Hece, Kökler, Kurgan, Türk Dili, İtibar, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Edebiyat Sokağı, Çeto gibi birçok dergide yayınladı. re mektupları ismini taşıyan ilk şiir kitabı, 2016 yılında Hece Yayınları arasında çıktı. İkinci kitabı Fatma Begüm’ün Saba Defteri ise 2018 yılında Hece Yayınları arasında yayımlandı.

Fatma Begüm’ün Saba Defteri

dibace doğru kelimeleri bulursam anlam kazanacak bu hikâye belki taltif edilecek hayatım harfler arasındaki rabıtayı doğru kurarsam rabtedebilirsem inşirahı sadrına muhannetim olur eşiği aşarım rehnedebilirsem eğer merhem niyetine dilimdeki inşirahı doğru kelime olurdu fatma begüm saba ile taltif edilirdi bir semanın ayetleri seni ima eder hangi kelime inşirahı olur lisanımın bilemez fanilerin hançeresinden dökülenler hangi kelime senin dilini çözer dilimde inşirah bir merhem niyetine gelen ben olurum çözülmeyen diline saba makamının çağrısına gelen ben kirli mekânların tuzağı çeker ayartmasına kapılırım denizdeki köpüklerin tuz çeker sadrıma emanet sırrı bilemem sadrının inşirahını şeytan minareleri dolanır ayaklarıma sözlüklerden sual edilmez sadrında göveren hercai kelime senin kelimelerin ezberimi zayıflatır hıfzedemem sabah nöbetlerine teşne lügati kelimeler dolanır dilime ezberim şaşar üstüme gelir semanın seni ima eden ayetleri sadrında açılan yaraya pansuman olur belki aklımda kalan kelimeler ezberimde çoğaltırım kelimeleri belki dindirir diye gözlerindeki derin infilakı geceleri örter belki küfür kelimelerini yüzüme serptiğim toprak yaban gülleri gövertir yakamda otel odalarının sensiz hâli hercailik etmeye aklım ermez ezberimde değil senin derdine çıkmayan kelimeler iki yıldızlar mevkilerini terk etti sen gittin sözlerimiz eksildi mateme dönüşmedi kelimeler yıldızlar mevkilerini terk etti ardında ışıktan huzmeler bırakarak gittin diye gidişine bir melek sana hulle biçer menekşe kokularından tanırsın sen meleği semanın ayetlerinden bir işarettir hulle niyetine sana gelinliğini biçen melek sanırsın idris nebidir libasını meleklere uzatan kalbin doğru kelimeyi ararken ne de güzel oturur libasınla toprağın ayetleri melek kanatlarına emanet ettiğin kelimeler taşır bilmediğimiz kadim zamanlardan kalma lisanların kelimeleri salavatlar seni de sen gidince biz de birden anlayıverdik büyüdüğümüzü hiçbir anlamı kalmadı hatmi çiçeklerinin evdeki sessizliğin de öyle senin bıraktığın gibi diz çökmüş bekliyor evin sessizliği kelimelerden bir yol bulmaya kanında köpüren gül hatmilere tutunup kanında gezinen hüznün gül kokularına bırakıyor ellerimizi senden kalan sessizlik